23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
23 Nisan Bayramı, ne yazık ki, gerektiği ölçüde, içermekte olduğu derin anlam ve önemine tam olarak uygun bir şekilde kutlanır olmaktan gün geçtikçe uzaklaşmakta, amacını aşan bir şekilde bir festivale dönüştürülmekte, bir bakıma adeta “çocukça” kutlanmaktadır.
Yüce Atatürk 23 Nisan’ı Türk çocuklarına armağan etmiştir; ama, “çocukça kutlamak” için değil. Bu sebeple, her millî bayram kutlamasında olduğu gibi bu bayramda da, O’nun içerdiği anlam ve ruh ve gerçekte neyi kutladığımız üzerinde düşünmek zorundayız.
***
23 Nisan’ın anlamı, içeriği, ve ruhu bizzat bu bayramı ismiyle ve cismiyle Türk Milleti’ne armağan eden Atatürk tarafından belirlenmiştir: “Millî Egemenlik”!
***
Bilmeli ve asla unutmamalıyız ki:
Egemenlik, Özgürlük ve Bağımsızlık ayrılmaz bir bütünlük oluşturur; birisinin ortadan kalkması diğerinin de iptal edilmesine yol açar.
Millî Egemenlik, kayıtsız ve şartsız olarak Millet’indir; Egemenlik, ancak ve yalnız, kaynağı ve dayanağı Millet olursa meşrudur ve ancak o zaman “Millî” bir egemenlik olur. Bunun içindir ki, hiçbir kişi veya kurum, bu konuda hiçbir gerekçe ile ve hiçbir biçimde Millet’e ortak veya üstünde olamaz.
Millî Egemenlik, tıpkı kendisinin ayrılmazı olan Özgürlük ve Bağımsızlık gibi tam ve katı bir “bütün”dür; “namus”tur ve O’nun gibi ya vardır, ya yoktur: Parçalardan oluşmaz; bölünemez; bunun içindir ki, “bir kısmı” diye bir şey kabul etmez.
Bu sebeplerden dolayıdır ki, Millî Egemenlik, hiçbir gerekçe ile ve hiçbir surette hiçbir kişi, hiçbir kurum ile paylaşılamadığı gibi, başka hiçbir devlet veya devletler-üstü hiçbir kurum ile de paylaşılamaz.
Ve yine bunun içindir ki, Millî Egemenlik, vazgeçilemez, devir ve temlik edilemez.
***
Yine bilmeli ve asla unutmamalıyız ki:
Bizim üzerimizde, atalarımızın hakları ve onlara karşı sorumluluklarımız vardır; Onlara ihanet edemeyiz. Onların bize emanet ettiği bu kutlu vatan ve bu bağımsız devlet, dağlar miktarınca olsa dahi hiçbir dünya malı ile takas edilemez. O’nun bir tek bedeli vardır: Kan!
Bizim üzerimizde, torunlarımızın dahi hakları ve bizim onlara karşı da sorumluluklarımız vardır. Onlara da ihanet edemeyiz. Atalarımızdan özgür, bağımsız, temiz ve kutlu bir vatan teslim aldık. Torunlarımıza da aynı şekilde bir vatan ve bir devlet teslim etmeye mecburuz.
***
Bizim üzerimizde, Tarih’in de hakkı vardır: Bu coğrafyadaki bin yıllık destanı silip atamayız. Ölmüş ecdadımızın, doğacak ahfadımızın ve Tarih’in lânetini alnımızda kara bir leke gibi taşıyarak toprağa giremeyiz.
***
Bu vazıyet muvacehesinde, alnındaki “Hâkimiyet Kayıtsız, Şartsız Millet’indir” ibaresi kanla yazılmış bulunan “Türkiye Büyük Millet Meclisi”nin hangi şartlar altında ve hangi bedellerle kurulduğunu; Millî Egemenlik’in hiçbir surette devredilemeyeceğini, hiçbir ortak kabul edemeyeceğini ve hiçbir şey ile değiştirilemeyeceğini ve iç veya dış hiçbir merci ile paylaşılamayacağını çok iyi anlamak; vatanımıza ve devletimize sonuna kadar sahip çıkmak ve bu ibarenin anlamına ve ruhuna harfiyen riayet ederek gelecek nesillere de en kutlu bir emanet olarak aktarmak her dürüst yurttaşın boynuna borçtur.
23 Nisan Bayramı’nın niçin çocuklara armağan edilmiş olduğu da ancak bu şekilde gerçek anlamını kazanacaktır; festival eğlenceleri yapmak için değil.
Bu derin anlamına ve ruhuna tamı tamına uygun olması temennisi ile 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.








